Bruges Gezilecek Yerler

Muhteşem bir şehir olan Bruges turistlerin hayalidir. Şehir Belçika’nın en mükemmel korunmuş ortaçağ kenti olmanın yanında güzel mimarisi ile her yıl iki milyondan fazla ziyaretçiyi kendine çekmektedir. Belçika gezilerinizde zamanınız yetersiz ise Bruges bir numaralı durağınız olmalıdır. İlginç eski yapıları ve kanallarının zenginliği ile Bruges hala otantik ortaçağ havasını hala koruyor. Dar sokaklarda yürüyen ya da kanallarda tekne turu yapan herkes şehrin büyüsü altında kalır. Bruges’in merkezi nispeten küçük bir alana yayılmış durumdadır. Bunun için şehir geziniz sırasında az bir zamanda kentin cazibe merkezlerinin birçoğunu dolaşabilirsiniz. Ancak şehir gezinizde kesinlikle görmeniz gereken alanlar Çan Kulesi, Kutsal Kan Bazilikası ve kanallar üzerinde yapacağınız tekne turu sırasında şahit olacaklarınızdır.

Belfry ve Halle Binaları

Bruges Markt’ın yani ana meydanın güney tarafında bulunan Halle ve Belfry yapıları Bruges’in en belirgin simgeleri haline gelmiş. Halle inşası 1248 yılında başlamış ve sonra iki kez önce 14. yüzyılda sonra da 16. yüzyılda genişlemiş. Bir zamanlar şehrin ana pazar yeri olarak da işlev gördü. Binanın etrafını bir avlu kuşatmış ve girişin üstündeki balkon bir zamanlar kentin ileri gelenlerinin halkı bir araya toplamak için kullandığı ortamlardı. 83 metrelik yüksek Çan Kulesi Belçika’daki en iyi çan kulelerinden biridir. Halle’nin iç avlusundan kuleye girilir. Çan kulesinin inşası 1282’de başladı ve taçlandıran sekizgen üst bölüm sonunda 1482 senesinde tamamlandı. Bruges’ten en iyi manzarayı elde etmek için kulenin tepesine kadar olan 366 basamağı tırmanabilirsiniz. Yukarı çıkarken eski Hazine Odası da ikinci katta ziyaret edilebilen yerler arasındadır.

Kutsal Kan Bazilikası

Kilise II. Haçlı Seferi’nden dönerken 1149 yılında Alsace Dietrich tarafından Kutsal Topraklardan geri getirilen bir damla Mesih kanının bulunduğu bilinen kristal flakon ile ünlüdür. Mayıs ayında her yıl bu kutsal kalıntı şehrin sokaklarında taşınıyor. Üç büyüleyici tarzda kemerli ve yaldızlı heykelleri olan bazilika cephesi 1529 ile 1534 yılları arasında inşa edilmiştir. Bazilika Roma dönemine ait bir alt şapel ile geç Gotik bir üst şapelden oluşur. Bu şapel Robert tarafından Filistin’den getirilen Aziz Basil’in kalıntılarını barındırır. Zarif bir sarmal merdiven her cuma kutsal kan içeren şişenin getirildiği ve sadık kişiye gösterildiği üst şapele götürür.

Markt Ana Meydanı

Şehrin tam kalbinde olan Markt yani ana meydan Bruges’in hareketli yerleri arasındadır. Meydan her yönden çeşitli dönemlere ait güzel binalarla çevrilidir. Doğu cephesinde 1887 yılından kalma ve Batı Vlaanderen eyaleti hükümetinin binası bulunur. Batı tarafında ise soldaki köşeyi işgal eden 15. yüzyıldan kalma Huis Bouchoute binasıdır. Tüm bu mimari zerafetlere hayran kalmanın en iyi yolu Markt’ın birçok kafesinden birinde oturmak ve çevreyi incelemektir.

Belediye Binası

Şehrin güneydoğu tarafında Belçika’nın en eski binalarından biri olan Bruges Belediye Sarayı yer alır. Belediye Binası 1376 ile 1420 yılları arasında inşa edilmiştir. Bina zarif Gotik bina cephesi ve uzun Gotik pencereleri ile dikkat çeker. Yapıda yer alan heykeller de ziyaretçilerin ilgi odağı konumundadır. 1402 yılından kalma güzel kereste tonozuyla birinci kattaki büyük Gotik Salon da görülmeye değer duvar resimlerini muhafaza eder.

Groeninge Müzesi

Brujelerin en iyi sanat koleksiyonunu elinde tutan Groeninge Müzesi’ni ziyaret etmek için Dijver Kanalı’na gitmelisiniz. Müze Eski Flaman tablolarına mükemmel bir şekilde sahip olmanın yanı sıra modern bir sanat galerisi ve eski muhteşem bir koleksiyonunu da bir araya getiriyor. Bununla birlikte müzenin ilk beş odasının dikkatinizi çekme olasılığı en yüksektir. Eski Flaman ustaları tarafından olağanüstü tablolar içerdikleri için görülmeye değer bir müzedir. Üçüncü odada Aziz Ursula efsanesini ve Luis Gruuthuse portresini gösteren paneller bulunur. Ayrıca bilinmeyen Bruges ustalarının ünlü eserlerini de müzede bulabilirsiniz.

Leydi Kilisesi

Leydi Kilisesi 112 metrelik yüksekliği ile Belçika’da en yüksek kilise olarak kabul edilir. 14 ve 15. yüzyıllarda yapıya dış koridorlar ve şapeller eklenmiş. 1230 yılı civarında nef ve koridorlarda çalışma başlamış. Kilise Michelangelo, Virgin ve Child tarafından yapılmış yüce heykellerden oluşan zengin bir sanat hazinesine sahiptir. Heykeller güney koridorunun sonunda şapelin sunağının üzerinde duruyor.

Memling Müzesi

Memling Müzesi’nde Hans Memling’in altı mükemmel şaheseri yer alır. Her biri Eski Flaman sanatı incisi görünümü taşıyan eserleri mutlaka görmelisiniz. Bunların arasında ustanın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Aziz Ursula Rahibesidir. 1479’da tamamlanan resim Azizler Barbara ve Catherine’in Vaftizci Aziz John ve Evangelist Aziz tarafından çevrelendiğini tasvir etmektedir. Müzede Memling’in yapmış olduğu diğer dört eseri arasında portreler yer almaktadır.

Aziz Jansspitaal Hastanesi

Leydi Kisesi’nin batı kapısının tam karşısında yer alan Bruges’in en eski binası Aziz Jansspitaal Hastanesi 12. yüzyılda inşa edilmiş. Mariastraat girişinin solundaki tırabzan kapısı üzeri tarihi 1270 yılına dayanan Meryem Ana’nın rölyefleriyle süslenmiş. Eski binanın içinde bir zamanların önemli belgeleri, cerrahi aletleri ve sergileri hastanenin tarihi geçmişini ortaya koyuyor.  Koğuşlara bitişik olarak inşa edilen eski dispanser de hastanede korunan alanlardan. Bu eski yapı ile birlikte güneyindeki Walstraat caddesinde yer alan küçük ve son derece hoş tarzda inşa edilen 16. ve 17. yüzyıl evleri de görülmeye değer başlıca yapı topluluğunu oluşturuyor.

Dijver Konakları

Dijver Kanalının en son noktasında bir zamanlar Heren van Gruuthuse’in konağı olan 15. yüzyıldan kalma binaların çekici bir topluluğu bulunuyor. Burada 1471’de İngiliz Kralı IV Edward bir yapı da inşa ettirmiş.   Konağın bir kısmı şimdi mükemmel antikalardan oluşan bir koleksiyonuna sahiptir. 22 odada sergilenen bu koleksiyon sanatseverler için vazgeçilmez bir alanı oluşturuyor.  Müzede özellikle dikkat çekici koleksiyon parçaları danteller, oymalar, halılar ve silahlar oluşturuyor. Ayrıca güzel restore edilmiş otantik eski Flaman mutfağı ve dispanser de yapıda görülmesi gereken alanlardandır. Alana yakın bir noktada bulunan Brangwyn Müzesi porselen, kalaylı ürünler, seramik, sedefli ürünlerin yanı sıra eski resim ve çizimlerden oluşan bir sergiye ev sahipliği yapmaktadır. Sanatseverler için düşünülen bu alan ziyaretçilerin ilgi odağı konumundadır.

Aziz Salvators Katedrali

Başlangıçta 10. yüzyılda kurulan bugünkü binanın büyük bir kısmı 12. ve 17. yüzyıllardan kalmıştır. Kale şeklindeki 99 metrelik batı kulesi tuğlalarla inşa edilmiştir. Katedral yüz yirmi yılı aşkın süre zarfında ikona düşmanlarının verdikleri zararın yanında dört yangından kurtulmuştur. 101 metre uzunluğundaki iç mekan dikkate değer mobilyalar içermektedir. Katedralin 15. yüzyıl koro tezgahları üzerinde şövalyelerin silahları sergileniyor.  1731’den kalma Brüksel halıları da katedralin koleksiyonlarından sadece bir kaçıdır. Yapının sağ tarafında bulunan katedral müzesi paha biçilmez sanat hazinelerine sahip olup ziyaretçilerini bekliyor. Bruges geziniz sırasında bu kutsal mabedin ruhaniyetini yaşarken müzesini de gezerek hoş bir sanatsal faaliyet yapabilirsiniz.

Jeruzalemkerk Kilisesi

Geç dönem Gotik kilise 1428’den kalmıştır. Yapı Kudüs’teki Kutsal Bölüm Kilisesi tarzı üzerinde modellenmiştir. Kiliseyi inşa eden Adorne ailesi kutsal hac yolculukları sonrasında bir haç yaptırarak kiliseyi inşa ettirmişler.  Yapıyı gezerken 15. ve 16. yüzyıllardan kalma kilisenin son derece iyi durumda olan vitray pencerelerine kesinlikle dikkat edilmelidir. Burada Mesih’in mezarının bir kopyasını da görmeniz mümkündür. Ayrıca yapının kulesi de kesinlikle görülmesi gereken unsurlarındandır. Diğer yapılardan farklı olarak inşa edilen kule görenleri kendine hayran bırakmayı başarıyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here